06242017Cts
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Dünya Turizm Merkezlerinden Biri Paris

Dünya Turizm Merkezlerinden Biri Paris

2 bin senelik bu şehrin gizemi, atmosferi, gideni içine çeken romantizmi, sokakları, kafeleri, müzeleri, insanları hepsi teker teker  birer yazıya konu sağlayacak unsurlar, Paris genellemelerden uzak olan özgün bir şehir.

Bu sebeble her sene 45 milyon turistin ziyaret ettiği Paris'te Sein Nehri de dahil olmak üzere pek çok yapı ve doğal unsur UNESCO Dünya Tarih Mirası Listesi'nde yer alıyor. Her mevsim ayrı bir havaya bürünen Paris için ideal dönem belirtmek bu müthiş şehre haksızlık olur. Ama bir şehrin keyfini tek tek gezerek yürüyerek çıkaranlardansanız, Paris'in en güzel zamanları kesinlikle bahar aylarından itibaren başlıyor. Paris'e birkaç günlüğüne gidenlerdenseniz, önerim bu kısa seyahatinize bir bölge seçmeniz ve ona göre hareket etmeniz Şunu belirtmeliyim ki; Paris birkaç günde keşfedilecek bir şehir değil. Bu şehri anlamanız için uzun sürede içinize sindirerek gezmeniz gerekiyor. 

Paris'de Bunları Yapmak Şart

Enfes bir gün geçirmek için, bir gün boyu süren Sein Nehri üzerindeki gezi motorlarına binebilir, aralarında Notre Dame, Eyfel, Saint German, D'Orsay Müzesi gibi durakların olduğu sekiz istasyondan istediğinizde inebilir daha sonra başka bir istasyondan tura kaldığınız yerden tekrar devam edebilirsiniz. Gezi otobüsleri de bu mantıkla hizmet veriyor zaten.Taksi seçeneğini önerilmeyen bir seçenek. Paris'te taksiler ortalıkta dolaşmaz, telefonla çağırılır veya duraklardan binilir ve pahalıdır.

Notre Dame, Paris'in görülmesi gereken en önemli yerlerinden biri. 1163-1345 yılları arasında gotik tarzda inşaa edilen katedral 6 bin kişi kapasitesine sahip. Napolyon'un imparatorluk tacını giydiği Notre Dame'ın ön avlusunda oturmakta buraya gelen turistler için vazgeçilmez. Ayrıca kilisenin etrafındaki büfelerde satılan lezzetli paninilerde oldukça meşhur.

Paris denince ilk olarak akla gelen Eyfel Kulesi tabii ki her turistin görmeden dönmeyeceği yerler arasında. Adını tasarımcısı Gustave Eiffel'den alan kule neredeyse bütün Paris'ten görülür. Yok ben illa kulenin tepesine çıkacağım diyorsanız, mevsimine göre uzun kuyrukları göze alarak çıkabileceğiniz asansörleri mevcut. Bu kadar kuyruk bekledikten sonra en üst kata kadar çıkıp şahane Paris manzarasını izlemek turistlerin favori aktivitesi.

Paris'e gidip, Louvre Müzesi'ni gezmedende de turist olmuş sayılmazsınız. Üzülerek belirtmem gerekir ki, bu müze öyle bir saatte gezebileceğiniz türden bir müze değil. Louvre'un hakkını verebilmek için en az iki gün ayırmanız şart! Hızlı bir tur için bile yarım gün harcamak gerekir. 1200'lü yıllarda inşa edilen, önceleri Kraliyet Sarayı olarak hizmet veren bina 1793 yılında müze oldu. St.Petersburg'daki Hermitage Müzesi'nden sonra dünyadaki en büyük ikinci müze. 80'li yıllarda girişine bir cam piramit eklenen müzenin en meşhur eserlerinden biri elbette dünyaca ünlü Mona Lisa tablosu. Önünde her daim onlarca insan olan ve boyutlarıyla ilk etapta hayal kırıklığı yaratan eseri bu müzeye girip görmemek olmaz. Yunan mitolojisi eserlerinden eski Anadolu uygarlığı kalıntılarına, Rönesans resim sanatından İslam tarihi minyatürlerine kadar pek çok sanat eserini ve tarihi mirası Louvre'da görebilirsiniz. Dünyaca ünlü tabloların birçoğu bu müzede  yer alıyor. Sanat kokan şehrin tüm müzeleri hazine gibi. Musee D'Orsay, Musee D'Orangerie, Rodin Müzesi de eğer tur kapsamında ise mutlaka gezilmeli.

Louvre'un önünden devam ettiğinizde karşınıza Tuileries Bahçeleri çıkar. Bahçeler sizi ünlü Concorde Meydanı'na götürür. Concorde Meydanı, Champs-Elysees'nin sonunda yer alan çok büyük bir meydan. Her açıdan güzel bir manzaraya sahip. Fransız Kralı XVI. Louis ve eşi Marie Antoinette bu meydanda giyotin ile idam edilmiş. 1763 yılında Kral XV. Louis bir hastalıktan kurtulmuş ve bunu kutlamak için bir heykel yapılmış. Sonra da bu heykeli çevrelemek için bir meydan düzenlenmiş. Fransız Devrimi sırasında heykel Özgürlük adı verilen başka bir heykelle değiştirilir. Meydana bir giyotin konur ve 1119 kişi burada giyotin ile idam edilir. Devrimden sonra meydana Concorde Meydanı ismi verilir. Concorde Meydanı'nın köşelerinde bulunan heykeller Fransa'nın şehirlerini temsil eder. Ortada görülen dikilitaş Luxor Tapınağı'ndan getirtilmiş ve Kral XVI. Louis'nin idam edildiği bu yere konmuş. 

Şehri Keşfetmeye Çalışın

Concorde Meydanı'nın devamı ise alışverişin ve Paris şaşaasının merkezi Champs-Elysees... Alışveriş yapmak ve Paris'in ünlü sembollerinden biri olan şirin kafelerde kahve içmek isteyenler için idealdir. Dünyanın en ünlü ve en lüks caddelerinden biri olan Champs-Elysees, parıltısı ile sizi büyülüyor. Bu dümdüz caddenin bir ucu Concorde Meydanı'nda bir ucu Zafer Takı'ndadır ve Paris'in en ünlü caddesidir. Turistlerin en çok ilgisini çeken bölgelerdende biri olarak geçer bu bölge. Zafer Takı'nın üzerine çıkarsanız, 12 caddenin kesişimini görmeniz mümkün.

Şehirdeki tek tepe Montmartre semtinde. Ve bu tepede Sacre Coeur Bazilikası görülmesi gereken bir diğer önemli bir yapı. Merdivenlerden çıkmanızı özellikle öneririm. Burası Hz. İsa'nın kutsal kalbine adanmış. Aynı zamanda İkinci İmparatorluk için de önemlidir. Montmartre'ın ara sokaklarından ünlü Ressamlar Meydanı'na ulaşıp, sokakta resim yapıp satan ressamlardan güzel bir Paris anısı satın alabilirsiniz. Sokak yerine galeriler de bir alternatif. Ressamlar Tepesi olarak bilinen bu yer modern sanatın merkezi gibi. Bir zamanlar Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh gibi ressamlar burada çalışırmış. Montmartre Tepesi çok önceleri genellikle çiftçilerin yaşadığı küçük bir yerleşim yeriymiş. Bugün Paris manzarasının en güzel izlendiği tepe. 

Pont Neuf yani Yeni Köprü, Cite adasını karaya bağlayan en eski köprü. Pont Neuf'dan sonraki köprü olan Pont des Arts'dan ada manzarası harika görünür. Lido ya da Moulin Rouge kabarelerinden birini görmek de Paris'te yapılması gerekenler arasında.

En Son Yazılanlar