09252018Sal
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Hierapolis

Hierapolis

Hierapolis, Denizli’nin Pamukkale ilçesinde bulunan bir antik şehirdir. MÖ 190 yılında Bergama kralı tarafından kurulmuş. Şehrin isminin de Bergama’nın kurucusunun karısının ismi Hiera’dan geldiği bilinmektedir.

Roma egemenliğine girdikten sonra şehir en görkemli zamanını yaşamış. Ancak Roma İmparatoru Neron döneminde büyük bir deprem geçirmiş. O tarihe kadar var olan Hellenistik şehir yapısı tamamen yıkılmış. Hierapolis bu yıkımın arkasından bu defa tamamen Roma mimarisiyle yeniden yapılmış. Üstüste gelen depremler şehrin bütün Hellenistik niteliğini kaybetmesine neden olmuş.

Hierapolis Roma döneminden sonra Bizans hakimiyetine girmiş. O dönemde de çok önemli bir merkez olmuş. Hıristiyanlığın yayılma döneminde İsa’nın havarilerinden Aziz Philippus burada öldürülünce, şehir dini bir önem de kazanmış. Zaten antik dönemde şehrin adı Kutsal Şehir anlamına geliyor. Hierapolis’te birçok tapınak ve dini yapının bulunması da şehrin kutsallığını ifade ediyor. Dördüncü yüzyıldan sonra Hierapolis bir Hıristiyanlık merkezi olmuş.

Hierapolis 1210 yılında Anadolu Selçukluları’nın eline geçmiş.

Şehirdeki tiyatro kapasitesi 10 bine yakın. Bu da o dönemde şehirde 100 bine yakın insan yaşadığını gösteriyor. Tasarımına bakılırsa burada gladyatör dövüşleri de yapılıyormuş. Sahne altında bulunan çukur bölümle oturma sıraları arasında bir yükseklik farkı var. Bu da seyircileri vahşi hayvanlardan korumak için yapılırmış.

Hierapolis’in girişinde hamam var. Şehre gelen yolcuların şehre girmeden önce yıkanmaları için hamam şehrin dışına yapılmış.

Şehrin giriş kapısı üzerinde görülen Medusa figürü, tanrıça Medusa’dan korunmak için yapılmış. Bu inancın bizim kültürümüze nazar boncuğu olarak geçtiği sanılıyor.

Hierapolis antik şehri 1988 yılında Unesco tarafından, hem kültürel hem de doğal miras olarak Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

Şehirdeki anıtsal özellikteki yapılar arasında Frontinus Caddesi dikkat çekiyor. Bir kilometre uzunluktaki caddenin genişliği 14 metreye yakın. Caddenin ortasından üstü örtülü kanalizasyon sistemi geçiyor. Caddenin iki tarafında dükkanlar ve evler var. Agora, boyutları ile Küçük Asya’nın en geniş agoralarından biri. Kuzeydeki ve güneydeki kapılar dördüncü yüzyılda Bizans döneminde yapılmış.

Gymnasium, Tritonlu çeşme binası, Latrina, su kanalları, Apollon kutsal alanı, İyon sütun başlıklı ev, Plutonium ve surlar antik dönemden bugüne ulaşan diğer eserlerdir.

Bölgede ayrıca Selçuklu Kalesi kalıntıları da bulunmaktadır.

En Son Yazılanlar