07212018Cts
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Anavarza

Anavarza Mozaik
Anavarza Kalesi
Anavarza, Adana’nın Kozan ilçesi sınırları içinde bulunan antik bir şehirdir. Adana’nın 70 kilometre kuzeydoğusunda bulunan şehir, Kilikya ovasının önemli merkezlerinden biridir.

Çukurova’nın tam ortasında bulunan Anavarza Dağı’nın batı yakasında kurulmuş olan Anavarza’nın tarihi değeri tam olarak gün ışığına çıkarılmamıştır. Sunbaş çayının Ceyhan Nehri ile birleştiği yerin 8 kilometre kuzeyinde, ada gibi yükselen 200 metrelik bir kaya kütlesi üzerine kurulu olan Anavarza’nın, Roma İmparatorluk dönemi öncesi tarihi hakkında hiçbir bilgi yoktur.

Anavarza, MÖ 19 yılında Roma İmparatoru Augustus tarafından ziyaret edilmiş ve sonrasında şehrin adı Anazarbus yanındaki Caesarea olarak anılmıştır. Ancak Roma İmparatorluk döneminin ilk iki yüzyılı boyunca, Tarsus şehrinin gölgesinde kalmış ve hiçbir varlık gösterememiştir. Anavarza bir medeniyetler mezarlığı olmasına rağmen, hala toprak altında keşfedilmeyi beklemektedir. Oysa Tarsus tarihi anıtlarından çoğunu kaybetmiş olmasına rağmen bugün hala ayaktadır.

260 yılında Anavarza, diğer Kilikya şehirleri gibi Sasaniler tarafından fethedilmiştir. Dördüncü yüzyılda İsauria’lılar tarafından tahrip edilmiştir. Daha sonra İmparator İkinci Theodosius zamanında 408 yılında kurulan ikinci Klikya devletinin başkenti olmuştur.

Anavarza, 525 yılında büyük bir deprem yaşamıştır. Hemen onarılan şehir 561 yılında ikinci bir deprem felaketi yaşamıştır. Arkasından da korkunç bir veba salgınına uğramıştır.

İslamiyetin yayılmaya başladığı dönemde Arap ve Rum devletleri arasındaki sınır bölgesinde sıkışan Anavarza, sürekli karşılaştığı savaşlar ve akınlarla yine tahrip olmuş ve halkın büyük bir bölümünü kaybetmiştir.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan otorite boşluğunda, Kars’ın son Ermeni kralı 1080’li yıllarda Kozan’a gelmiş ve bölgedeki birçok Bizans kalesini ele geçirerek beyliğini kurmuş. Daha sonra buraya gelen Haçlıların ve Moğolların desteğini de alan Ermeniler, egemenliklerini 1375 yılına kadar sürdürmüş. O dönemde Anavarza Kalesi yeniden inşa edilmiş ve Ermenilerin iki ana ikametgahından biri olmuş. Hanedan mensupları hep buraya gömülmüş. 1950’li yıllara kadar anıt mezarlar hala kale içindeymiş ancak bugün hepsi tahrip olmuş, yazıtları da kaybolmuş.

Ondördüncü yüzyıldan itibaren Anavarza’da Türkmenler egemen olmuştur. Onaltıncı yüzyıldan itibaren Kozanoğulları yönetiminde bağımsız bir Türkmen beyliği Anavarza Kalesini ele geçirmiştir.

Anavarza’nın surları 1500 metredir ve üzerinde 20 burç bulunmaktadır. Surlarda dört giriş vardır. Surun içinde sütunlu yol, hamam ve kilise kalıntıları, surun dışında ise tiyatro ve stadyum, su yolları, kaya mezarları görülmektedir.

Şehrin batısındaki antik yol dikkat çekmektedir. Roma veya ilk Bizans döneminde açıldığı sanılan bu geçit 250 metredir. Genişliği 4 ile 15 metre arasında değişmektedir. Yolun her iki tarafındaki kayalar ise 50 metreye kadar yükselir.

Ayrıca havuzlu mozaikler, özellikle üçüncü yüzyıla ait deniz tanrıçası Thetis mozaiği, ovanın ortasında yükselen tepe üzerindeki Ortaçağ kalesi ve bölgedeki tek örnek olan üç girişli zafer takı, önemli kalıntılardır.

En Son Yazılanlar