09252018Sal
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Sapanca

Sapanca

Sakarya’nın bir ilçesi olan Sapanca, kuzeyde Sapanca Gölü, güneyde Samanlı Dağları ile çevrilidir. Sapanca, Sakarya’nın nüfusu en fazla olan, buna karşılık alan olarak yüzölçümü en küçük ilçesidir.

Sakarya’nın bir ilçesi olan Sapanca, kuzeyde Sapanca Gölü, güneyde Samanlı Dağları ile çevrilidir. Sapanca, Sakarya’nın nüfusu en fazla olan, buna karşılık alan olarak yüzölçümü en küçük ilçesidir.

Sapanca’da ilk yerleşenler MÖ 1200 yılında Frigyalılar olmuş. Ancak şehir kimliğini kazanması 378 yılında Bitinya Krallığı zamanında olmuştur. Sapanca 1075 yılında Anadolu Selçukluları’nın eline geçmiş. Haçlı Seferleri sırasında yeniden Bizanslılar egemen olmuşlar. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde buradan bahsederken, bir zamanlar İzmit’li bir ihtiyarın buralarda saban sürdüğünü, bu yüzden de buraya Sabancı Koca dendiğini ve zamanla gelişerek Kanuni Sultan Süleyman zamanında kasaba olduğunu söyler. Hatta buradaki imaretlerin çoğunun Mimar Sinan’ın eseri olduğundan bahseder.

Sapanca Gölü ilçenin en önemli turizm kapısıdır. Gölün etrafında kurulan turistik tesisler ile ilçenin turizm gelirleri her geçen gün artmaktadır. Bu göl tektonik kökenli bir göldür ve suyu tatlıdır. Doğu batı yönünde gölün uzunluğu 16 kilometre, genişliği ize 5 kilometredir. Gölün en derin yeri 53 metredir. Sapanca Gölü, dağlardan gelen küçük derelerin dibindeki kaynaklardan beslenir. Göldeki su seviyesi kış ve ilkbahar aylarında yükselir, sonbahara doğru alçalır. İki seviye arasında 70 ile 130 santim arasında fark olur.

Sapanca her mevsim farklı güzellikler taşıyan ve birçok doğal güzelliği bünyesinde barındıran bir yerdir. Bu açıdan günübirlik tatil yapanların da tercih ettiği bir yerdir. Göl çevresinde yürüyüş yapmak, tekne ile gezmek veya kürek çekmek mümkündür.

Çok yakınındaki Maşukiye köyü, küçük şelaleler yapan bir derenin içinden geçtiği yemyeşil bir doğa harikasıdır. Maşukiye’den Samanlı Dağları’na uzanan yolun sonunda bulunan Kartepe tam bir kayak cennetidir.

Tarihi ipek yolu üzerinde bulunan Sapanca’da, Mimar Sinan tarafından yapılan Vecihi Kapısı, görülmesi gereken tarihi bir yapıdır.

Rüstempaşa Cami, Sapanca’nın en eski camisidir. Kanuni’nin veziri Rüstem Paşa tarafından, Mimar Sinan’ın kalfalarına 1555 yılında yaptırılmıştır.

Rahime Sultan Camii, Albülmecid’in dördüncü eşi tarafından 1892 yılında inşa ettirilmiştir.

Kayın ve kestane ağaçlarının arasından akan İstanbuldere ise derenin içinde ve kenarlarında devam eden yürüyüş yolları ile doğa tutkunları için bulunmaz güzellikler sunmaktadır.

En Son Yazılanlar