11152018Prş
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Karain Mağarası

Karain Mağarası

Antalya’nın 30 kilometre kuzeybatısında bulunan Karain Mağarası, ülkemizin en büyük doğal mağaralarından biridir. Antalya Burdur karayolu üzerinde bulunuyor ve mağara içinde 1946 yılından beri kazılar yapılıyor. Bu kazı çalışmalarınde elde edilen bulgulara göre bu bölgede 50 bin yıl önce de yerleşim varmış. Karain Mağarası, ülkemizde içinde insan yaşamış en büyük mağaradır. Elde edilen buluntular mağaranın hemen yanında bulunan Karain Müzesi’nde ve Antalya Müzesi’nin tarih öncesi bölümünde sergileniyor.

Yeryüzünde bilinen yontma taş çağı mağaralarının çoğu sadece belli bir dönemi temsil ederken Karain Mağarası yüzyıllar boyunca kesintisiz bir yaşam döneminden izler taşımakta ve özellikle Avrupa ve yakın doğu arasındaki göç yolları hakkında fikir vermektedir. Karain Mağarası’nda ele edilen kalıntılar Anadolu’da bilinen en eski insan kalıntılarıdır. Aynı zamanda burada ortaya çıkarılan taşınabilir sanat ürünleri Anadolu sanatının ilk örnekleridir. Mağaradaki kazı çalışmaları hala sürdürülmektedir. Ülkemizde kazı çalışması yapılan tek mağara burasıdır. Ülkemizin en eski yerleşim yerlerinden biri olma özelliğine sahip olan Karain Mağarası’nın en önemli özelliklerinden biri, uzun süreli bir yerleşimin izlerini gösteren yaklaşık 11 metre kalınlığında arkeolojik ve jeolojik dolguya sahip olmasıdır.

Bunun yanında çıkarılan bitki ve hayvan kalıntıları ile antik dönemdeki Batı Akdeniz bölgesinin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol üstlenen Karain Mağarası, bu özellikleri ile Dünya Miras Listesi’ne alınması önerilmektedir.

Karain Mağarası, dar giriş ve geçitlerle birbirine bağlanan üç boşluktan oluşmaktadır. Mağaranın derinliği 50 metreden fazladır. En üstte bulunan birinci boşluk beş gözlüdür. Derinlemesine birbirini izleyen daha küçük ikinci ve üçüncü boşluklarda sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.

Grek ve Roma dönemlerinde burası dini bir merkez olarak kullanılmış. Mağaranın duvarlarında eski Grekçe yazıtlar bulunuyor. Ayrıca adaklık veya mumluk olarak kullanılan nişler var. Kazılarda ele geçen çanak, çömlek ve kandil parçaları da bunu gösteriyor.

Ayrıca kazılar sırasında fil, aslan, zürafa, su aygırı gibi bugün Anadolu’da nesli tükenmiş olan hayvan kalıntıları ile yabani incir, zeytin ve buğday gibi bazı bitki kalıntıları da ele geçirilmiştir. Ayrıca her katta rastlanan yanmış kemik ve odun kömürü parçaları bu mağarada insanların başlangıçtan beri ateşi kullandıklarını gösteriyor.

En Son Yazılanlar