10212017Cts
Son GüncellemePzt, 11 Tem 2016

Turizm Reklam

Dünyada Kıbrıs

Dünyada Kıbrıs
Bugün hala Kıbrıs sorunu için bir çözüm bulunabilmiş değil. 50 yıldır süren ve bir duran bir başlayan toplantılar ve görüşmelerle devam eden Kıbrıs sorunu, birçok kişinin bu sorunla doğmuş ve büyümüş olmasında rağmen çözülebilmiş değil. Bu yüzden de çok sayıda genç ülkesini bırakarak başka yerlere göç etmiş durumda. Ancak yaşanan belirsizliklerin de artık kalıcı bir çözüme ulaşması gerekiyor.
Osmanlılar dönemi
Osmanlıları’ın Kıbrıs ile ilgilenmeye başlamaları onaltıncı yüzyıl başlarında olmuş. Yavuz Sultan Selim döneminde Venedikliler Mısır’a ödedikleri vergiyi Osmanlılar’a ödemeye başlamışlar. Ancak Kanuni Sultan Süleyman tahta çıkınca Akdeniz’e hakim olmak istemiş ve bu arada Kıbrıs’ın da ele geçirilmesini istemiş. Donanma 1570 yılında Limasol’a dayanmış. Bir yıl sonra Magosa teslim olunca, ada Osmanlılar tarafından fethedilmiş. Tam 300 yıl boyunca, 1878 yılına kadar ada Osmanlı hakimiyetinde kalmış. O yıl ada Berlin anlaşması ile İngilizlerin yönetimine geçmiş. Osmanlılar Birinci Dünya Savaşı’dan yenik çıkınca da İngiltere Kıbrıs’ı topraklarına katmış.
Adadaki Rumlar’ın ayaklanmaları
O sıralar adada yaşayan Rumlar ayaklanarak Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istediler. Bu ayaklanmada adanın Türk halkı da çok zarar gördü.
1960 yılında Kıbrıs’ta cumhuriyet kuruldu. Makarios cumhurbaşkanı olurken Dr. Fazıl Küçük cumhurbaşkanı yardımcısı oldu. 1967 yılında Rumlar Anayasa’yı değiştirmeye kalktılar ve Türkleri adayı terketmeye zorladılar. 1964 yılında Barış Gücü müdahale etti. 1974 yılında ise bu defa EOKA darbe yaptı. EOKA Kıbrıs’lı Rumlar’ın kurduğu silahlı bir örgüttür ve amacı adayı Yunanistan’a bağlamaktır.
Bu fiili olay üzerinde 1974 yılında Türkiye, garantörlük anlaşmasına dayanarak askeri müdahelede bulundu. Bir yıl sonra da Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Ancak karşılıklı görüşmeler bir yarar sağlamayınca 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bağımsızlığını ilan etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınma sorunu
Ne yazık ki Türkiye dışında başka ülkeler tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tanınmamıştır. Bugün Kıbrıs sorunu olarak tanımlanan sorun, Türk halkının kendi kimliği ile dünyada yer alması sorunudur. Dünya ülkeleri Kıbrıs’lı Türkler’i haksız bir şekilde dışlamaktadır. Çözüm olarak Kıbrıs’lı Türkler’in haklarının savunulacağı, kalıcı bir federal çözüm arayışı hala sürdürülmektedir.
Burada karşılaşılan en büyük güçlük de Kıbrıs Rum Kesimi’nin kurduğu devletin dünya ülkeleri tarafından tanınmış olmasıdır. Sorunun çözüm arayışlarında yapılan en büyük eleştiri de Kıbrıs yönetiminin kendilerini yeterinde dünyaya anlatamadıkları yönündedir. Müzakerelerde daha aktif ve dinamik, daha üretken bir yapı kurulmasının şart olduğu ifade edilmektedir.
Dünya ülkeleri, Rum yönetiminin tamamen haksız davranış ve uygulamalarını göz göre göre kabullenmekte ve uluslararası hiçbir baskı kurmamaktadır.
Birleşmiş Milletler de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanınmamaktadır. Yasal olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bağlı sayılmaktadır. Birçok devlet ve uluslararası kuruluşun gözünde, Kuzey Kıbrıs, fiili devlet olarak (de facto) kabul görmektedir. Buna rağmen 2004 yılında yapılan Annan Planı oylaması sonrasında Kıbrıs’lı Türkler’e karşı tutumları bir miktar sempatiye dönüşmüş görünüyor. Bunun sonucunda da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurum ve kuruluşları çeşitli uluslararası sportif, bilimsel, politik, turistik ve kültürel örgütlere üye olmuşlardır.

En Son Yazılanlar